Home Röportaj ZAMANA MEYDAN OKUMAK

ZAMANA MEYDAN OKUMAK

DR. HÜSEYİN TIRMAN

Dr. Hüseyin Tırman Polikliniği Kurucusu

İnsanların geçmişten bu güne yaşlarının ön planda olmaması adına birçok araştırmalar yapılmakta ve ameliyatsız gençleşme alanında işlemleri merak eden okuyucularımız için sizlere bu ay medikal estetik alanında uzmanlaşan Dr. Hüseyin Tırman Bey ile merak edilen soruları sorduk.

• Dr. Hüseyin Tırman Kimdir?

Nüfusu şu an bile 75 bin olan çok çok küçük bir şehirde doğup büyüyen esnaf bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk ve evin tek erkek çocuğu olarak üniversite hayatına kadar Burdur’da yaşadım. İlkokula başlamadan babamın işine gitmem ve üniversiteden mezun olduğum güne kadar orda çalışıp hayata erken atıldım. Sobalı evlerde odunu kömürü ambarlara taşıması gereken ya da tek odada yaşanan dönemlerde yanan sobanın kovasının boşunu götürüp dolusunu getiren bir çocuk oldum.Hem babamın işinde sorumluluklarım hem annemin evde desteği hem kız kardeşlerimin abisi olmak gerektiği zamanlardı. Şimdi kendi oğlumla yaşamımıza bakıp anlattığımda başka bir dünya gibi algılanmakta..

• Neden doktorluk?

Aslında babamın işine devam etmek için yetiştirildim. Evdeki erkek çocukların yapması gereken şey işi devam ettirmesi idi. Çok yüksekgelir, daha fazla, daha lüks hedeflerinde yoktu o zamanlarda, aza da çoğa da razı manevi değerler kaybedilmeden hayata herhangi bir işle devam etmek fazlası ile yeterli idi. Sadece babamın benim üniversite sınavımdan bir ay önce Cerrahpaşa’da ülser ameliyatı olması bütün planları değiştirdi. Şu an ülserin ameliyat edilememesi bile garip aslında. Hayatımda bir kırılma noktası olması gerekiyormuş gibi hissediyorum.

Annem ve babam stajlarında onlarla olan fakülte öğrencilerinden etkilenmiş ve benim doktor olmamı istemişlerdi. Kader işte tam da orası geldi tercihlerin sınavdan önce teslim edildiği üniversite sınav sonucum.Başlarda bana çok uygun olmadığını düşünsem de çok iyi anlaşamadığımız dedemin bile bir anda en sevdiği torunu olmam sanırım Hoca Nasreddin’in kürk hikayesinde olduğu gibi o dönemlerde devam etmeme etkili oldu.Devam etmeme gibi bir seçeneğim de olduğunu hiç sanmıyorum ayrıca, babamın sözünün üstüne kaşımı gözümü bile oynatma kredimin olmadığını biliyorum. 3. sınıfta klinikler başlayıp mesleğin bana uygun olduğunu ve fazla keyif almaya başlayana kadar zorlanmıştım.

Henüz sihirli değnekler üretilemedi. Ne kadar titiz, inatçı ve hassas çalışmaya dikkat etsem de her şeyi yapabilme ihtimalim yok. Olmayacak işlere girmeye hiç niyetim olmadı, yapamayacağım işi almadım. Hastalarımın yüzüne daima aynı bakabilmek için hem emek, hem kalite, hem de dürüslüğün vazgeçilmez olduğunu hiç unutmamaya çalıyorum.

• Neden Estetik?

Okul bitimine yakın çok büyük bir yol ayrımı daha karşıma çıkmıştı. Benden; uzman olup memleketime dönerek gerek kendi branşımda,gerek şehirde ki devlet hastanesinde, yakınım, tanıdığım tüm insanlara neredeyse 7/24 hizmet vermem gereken bir hayata devam etmem bekleniyordu. Aile ve arkadaşlar arasında başhekim hatta çok daha ileriye gidecek idari görevlere ne zaman gelebileceğime kadar konuşmalar bile hevesimi kırıyordu. Küçük şehirlerde

siz ya da kendi yaşamınız herkesten ve her şeyden sonra gelen bir hayat yaşamak zorunda bırakılabiliyorsunuz.
En kestirme yol uzmanlığı reddetmek ve İstanbulda ilaç sektöründe yöneticilik yapmak hedefi idi.Bu nedenle okul biter bitmez 2 farklı programda işletme master’ı yapıp o alanda çalışmaya başladım. 25 yaşında altımda çalışan 30 dan fazla müdür ve yüzlerce çalışan olması da egoma iyi gelmiş olabilir başlangıçta… Sonrasında ise yapımın emir komuta zincirinde liyakatın olmaması nedeni ile sürekli amirlerimle çatışmak ve o alanda bir geleceğim olmayacağını anlayana kadar birçok firma ve departman değiştirdim. Bu dönemde estetik alanda yeni yeni kullanılmaya başlayan botoks ile karşılaştım.Çok ileri görüşlüyüm hemen bu

alana fokuslandım laflarını bekliyorsanız üzgünüm. Sadece selamlaştık.Kendime uygun ve keyifle çalışacağım işler yada ortamlar, farklı projeler, girişimler, ortaklıklar vs. Bir dönem daha farklı deneyimler içinde savruldum. Amaç aslında çalışıp eve ve çocuklarıma bakmak için daha iyi şartlar oluşturabilme kavgaları idi. Bu dönemde Sağlık Bakanlığının verdiği Medikal Estetik Sertifikası’nı almam ve daha sertifika bitmeden kendime o alanda bir klinik açmam tamamen tesadüf idi.

• Erken kalkan yol alır!

Estetiğin daha konuşulmaya yeni başlandığı dönemlerdi. Herkesten önce bu işe başlamanın kaymağını yedim dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz.Tıpkı ilaç sektöründe olduğu gibi ortaklarımla da liyakat ilişkimizin doğru kurulmadığını anladığımda çok geç olmuştu. Yazık ki seçimlerim nedeni ile ortaklarıma kazandırıp onların patronculuk oynamasına sebep olan süreçle karşılaştığımda yalnız devam edebilmek maddi olarak çok büyük ve uzun bir tablo karşıma koymuştu. Yapabileceğim şey daha çok çalışmak ve dua etmekti. Sanırım 40 yaşıma kadar 3 emeklilik süresi kadar aktif çalışmak zorunda kaldım. Bunlara gelir getirecek nöbetler vs de katarsanız resmi tatiller, akşamlar ve de haftasonları da dahil olarak epey mesaim oldu.Bu süreçte yanlış
cihaz yatırımlarım nedeni ile ödemem gereken bir sürü gereksiz kredileri ve evdekilerin lüks tüketim meraklarını daeklediğimde ne kadar çok yanlış yaptığıma sürekli şaşırmaktan sıkılmıştım ve tükenmiştim. Sanırım tünelin ucundaki ışığı görebileceğime inancım da kalmamıştı.

• Hayır demenin nimeti…

İyi evlat, iyi öğrenci, iyi komşu, iyi vatandaş, iyi baba, iyi
eş, iyi çalışan, iyi patron olmak 40 yaşıma kadar yormuş
ve tüketmişti. Herkese ve her şeye yetemeyeceğimi anladığımda çok güçsüz hissettiğimi hatırlıyorum. Bu süreçte dürüstlük, çalışma ve ahlaklı olmaktan ödün vermediğim için şükrediyorum. Kolayı istemedim hiçbir zaman, ancak sürekli anlamsız iş ve ilişkilerin yükünü taşımıştım. İşimi hep severek yapmam sayesinde her anlamda küçülerek hayatıma devam ettim. Bu süreçte maddi bir hedefimin olmaması

da bana hep bir koltuk değneği oldu çünkü manevi olarak hastalarım ve süreçten olumlu dönüşler almak işi devam etmek için belki tek direnç noktası idi.Gerekli olmayan hiçbir tedaviyi hastalarıma yapmadım.

“Ne kadar maddi koşullar zor olsa da işimde hastalarıma gerekmeyen bir uygulama vermedim. Hayır demenin hayırlı olduğunu en çok da burada kıymetli buluyorum.”

“Zamana Meydan okumak”

İşim resminizi onarmak benim, kimi zaman çok genç kimi zaman orta yada ileri yaşta. Zamanın herkesi yıpratma şekli başka, yaşlanma durdurulmayan bir süreç. Ben bu süreçte akıntıya kürek çekmekteyim. Yüzünüzde ne eksik, ne yıpranmış, ne bozulmuş onu bulmam ve olabildiğince eskisine döndürmem gerek.

Yüzünüz o kadar özel ve kıymetli bir resim ki benim bu işi sadece badana fırçası ile yapma ihtimalim yok,
Uygun olan özel cihaz ya da yönteme ihtiyacım var. Ve de sabrınıza. Sizin kumaşınız sizin renginiz neyse en doğru dokunuşu yapabilirsem mutlu oluyoruz. Yazının başlarında yazdığım onca negatifliğin bana verdiği şey bu beklide.

Sabır, inat, özen. Olmuyor cevabını kabullenememem. Geçen yıllarda işime gereken tüm özel cihaz ve malzemeleri tek tek özenle toplayıp onlarla nasıl, nerde ve ne zaman çalışacağımı sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Bu, durunca geriye gidilen bir dünya artık. Hergün daha etkili ve daha iyi gelişmeler oluyor ve ben bunu kendi atölyeme yani kliniğime eklemeye çalışıyorum. Gerek cihaz gerek bilgi olarak. Bazı meslektaşlarımın şımarık zengin çocuğu olduğumu düşünerek sürekli yeni teknolojileri eklememi eleştirdiklerini duyuyorum.

girmemem için. Henüz sihirli değnekler üretilemedi. Ne kadar titiz, inatçı ve hassas çalışmaya dikkat etsem de her şeyi yapabilme ihtimalim yok. Olmayacak işlere girmeye hiç niyetim olmadı, yapamayacağım işi almadım. Hastalarımın yüzüne daima aynı bakabilmek için hem emek, hem

kalite, hem de dürüslüğün vazgeçilmez olduğunu hiç unutmamaya çalışıyorum. Çoğu merkezden farklı olarak tüm işimi kendim yapmamın sebebi bu. Hastalarımın bana emanet ettikleri yüzlerin bakımlar dışındaki tüm tedavilerini mutlaka ben yapmalıyım ve yapıyorum

• Medical Estetik Konusunda Neler Yapıyoruz?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; kliniğimiz bünyesinde geniş bir yelpazede ameliyatsız yüz germe ve vücut şekillendirme cihazı barındırıyor. Bunda teknolojiye duyduğum ilgi oldukça etkili bir faktör. Yüzünüz ve vücudunuz ile ilgili hangi alanda ihtiyaç varsa en yeni teknoloji makine parkımız İstanbul’da neredeyse tek.

Neler yapıyoruz? Yaşlanmanızla ilgili her şeyi… Kemik yapısından, üstündeki yağlarından kas güçlerinizden cildinizin gençleştirilmesinden kalitesinin arttırılmasına kadar her alanda mevcut en geçerli teknolojiyi doğru markayla birinci elden üretilen cihazlarla yapıyoruz.
FDA onaylı ve CE belgeli orijinal makinalar tercihim. Geleneksel sıvı estetiği dışında, anti-aging anlamında ICON ve PICOSIL gibi lazerler, ameliyatsız yüz germede son teknoloji olarak nitelendirebileceğimiz ENDOLİFT LAZER AĞI kullandığım gibi 2010 yılından beri de ULTHERA

gibi cilde zarar vermeyen iyileşme dönemi gerektirmeyen cihazları kullanıyorum.

Lazer teknolojisinde gelinen son nokta olarak nitelendirilen PİCOSİL LAZER ile çiller, yaşlılık lekeleri, güneş lekeleri
ve cilt gençleştirme tedavileri uygulamaktayım. Türkiye’de bir ilk olan PİCOSİL ile silinmeyen her renkteki dövmede alınabilecek en iyi sonucu veren, kaş kontürlerini

silen dünyada bu anlamda fenomen haline gelen lazer teknolojisini kliniğimde kullanıyor olmanın gururunu yaşıyorum. Estetiğin yeni ikonu olarak söz edilen ICON LAZER kılcal damar, geniş gözenek, cilt tonu eşitsizliği, akne izleri, yara yanık izleri gibi problemleri çözüyorum…

Yaşlanma sadece yüzümüzde ortaya çıkan bir sorun değil. Vücudumuzda gelişen yaşlanmaya bağlı ve ani kilo alıp-verme sonrasında ortaya çıkan gevşeme ve sarkmalar için ENDOLİFT LAZER AĞI kullanıyorum. ENDOLİFT

Özel

“Benim çalıştığım yüzlerin bir eşi kopyası ya da yedek parçası yok. Yanlışa kredimizin olmadığını düşünüyorum. En etkili.en kaliteli materyalleri kullanmak zorundayım. “

İşlem Satmıyorum!

Bana dudak dolgusu yapar mısınız yada falanca işlemi instagramda gördüm onu yaptırmak için geldim diyen kimseye hadi yapalım demedim. Bu işin modası olamıyor. İşim, yüzünüzde eskiyi ya da ideali size vermek. Neredeyse 25 yıllık hekimim bu süreçte mucizeler olmadığını iyi biliyorum. Yüzünüzde yaşla değişmiş ne varsa onun teknik olarak ekspertiz edilmesi gerekiyor, mühendislik gibi gereğinde ölçüp biçerek. Hem de muayene ile, resimler

ve videolar ile bunu tespit edebilmek nerdeyse imkansız. Sonrasında orda size en uygun tedavi planlaması yapılıyor, ne kullanılacağı, hangi soruna nasıl ulaşılıp tedavi edileceği ve süreç belirleniyor. Süreç zaman, emek, maliyet olarak çıkarılıyor. Burda biraz aksiyim sanırım: ben dolgu istemiyorum diyen bir hastama “tamam” diyemiyorum. Ben bir resim yapacaksam elimden mavi boyanın alınmasını kabul etmiyorum. İşimi bildiğim gibi yapamayacaksam

hiç başlamamayı tercih ediyorum. Bu cihaz seçimimde de çok karşıma çıkıyor. Daha az maliyetli uzak doğu menşeili cihaz ya da ürünlerle bu işin yapılması mümkün olsa da aynı sonuç alınmayacağını ya da komplikasyon ihtimalini düşünerek her zaman maliyeti göz ardı edip en iyisini yapmayı tercih ediyorum. Bu PRP de olabilir, bir lazer, dolgu ya da fokus ultrason ya da herhangi bir tedavi de.

• Kulağıma Küpe

Kulaklarımda iki küpe var bunlar bana hep evlatlarımı hatırlaması için taktığım şeyler, bir de yapamayacağım işlere

LAZER AĞI’nı özel bir fiber optik kanül ile cilt altına girilerek cildin özel bir tabakasının ısıtılıp küçültülmesi işlemi olarak kısaca özetleyebiliriz. Eğer problem gevşeme ve sarkmadan ziyade, bölgesel zayıflama ve sıkılaşma ise soğuk lipolizden sonra ‘Buz devri sona erdi!’ sloganıyla gündeme gelen ameliyatsız lazer lipo SCULPSURE ile 25 dakikalık seans, işlem sonrasında günlük hayatınıza olağan seyrinde devam edebildiğiniz korse, yara, kesik gerektirmeyen oldukça konforlu bir cihazla 3-5 cm incelmeyi sağlayabiliyoruz. Yine SCULPSURE cihazının SUBMENTAL adını verdiğim özel bir başlığı sayesinde ameliyatsız bir yöntem ile gıdınızdan kurtulmanızı sağlıyoruz…

Bunların dışında D.A.S cilde temas etmeden plazma enerjisiyle iyi huylu benlerin dikiş izi ve yara izi kalmadan kurtulmanızı sağlıyoruz.

Vajinal kaslarda gevşeme, genişleme, elastikiyet kaybı engellenemeyen ve doğal bir sürecin parçasıdır. Bu noktada yine teknolojiye başvurarak GENI-FIX adını verdiğim vajinanın iç ve dış dokusunu radyo frekans enerjisiyle kontrollü bir biçimde ısıtıp kolajenleri aktive eden, gevşeme ve sarkmaları toparlayan bir cihaz kullanıyorum.

Cilt bakımında özellikle Amerika’da popüler olan patentli teknoloji HYDRAFACIAL ve OXYGENEO cihazlarını öneriyorum.

Sıvı estetiği içinde BOTOX anti-aging için kullanımı dışında diş sıkma tedavisi, migren tedavisi, terleme tedavisi için kullanılabildiği gibi gülerken diş etleri görünen hastalarımızın imdadına da yetişiyor.
Bildiğiniz gibi hepimizin gen haritası ve parmak izimiz gibi sadece bize has özelliklerimiz vardır. Cildimizin ihtiyacı
da tıpkı parmak izimiz gibi kişiye özel ve değişkendir.
Bu nedenle ihtiyaca binaen cildin ihtiyacı olan nemi MEZOLİFT, MEZOTERAPİ gibi cildin ihtiyacın kolajen ise bunu SCULPTRA ile veya KÖK HÜCRE gibi yöntemleri içeren tedavi protokolünü oluşturuyorum.

DOLGU; yüzümüzdeki yağ kaybı gibi problemlerin giderilmesi, daha sağlıklı bir görünüme kavuşabilmek için kullanılıyor. Genel bir yanılgı olarak günümüzde gevşeme
ve sarkmalar, gözaltı problemleri gibi sorunlarda ilk
çözüm olarak DOLGU düşünülüyor. Problemin düzeyine bağlı olarak DOLGU kullanımı hızlı bir problem çözücü olsa da daha yenilikçi çözümlere başvurmak daha kalıcı
ve sağlıklı bir görünüme ulaştırabiliyor. Bu yaklaşım
beni tüm dünyanın yakından takip ettiği Beverly Hills’de Hollywood’un ünlü doktoru Dr.Simon Ourian ile görüşmeye yönlendirdi. Dr.Simon ile yaptığımız görüşme sonrasında özel bir karışım ile SİMON DOLGU adını verdiğim bir teknikle Türkiye’ye döndüm. SİMON DOLGU zengin içeriği sayesinde yüzdeki asimetrinin giderilmesini, yüz kontürünü belirginleştirilmesi ve çene, dudak, yanaklar gibi hacim

desteğine ihtiyaç duyan bölgeleri hacimlendirme konusunda oldukça başarılı. Kalıcılık süresi olarak diğer dolgulardan
2 kat daha fazla olmasıyla da DOLGU ihtiyacı duyan hastalarımızın yüzünü güldürüyor.

Sonuç olarak; hastamız kliniğimize giriş yaptığı andan itibaren düzenli görüşerek onların takiplerini sağlayıp, eskiye dönmemeleri ve daha iyiye nasıl gidebiliriz ilkesi ile ‘koruyucu hekimlik ‘ kültürünü sürdürüyoruz.

• İşin dışında kalanlar

Aslında pek de bir şey olamıyor. Geç saatlere kadar çalışınca çok sosyalleşebilmek için ortam oluyor. Herkes yemeğini yedikten , sinemalarda son matinelerin kaldığı, tiyatro ve konserlerin yarıladığı saatlere kalıyorum. Şikayetçi değilim. Nişantaşına taşındıktan sonra mecburen hayatıma giren bir motosikletim oldu. Oğlum, işten arta kalan zamanımın hepsini vermek istediğim tek seçenek.
O nedenle motosikletin keyifli taraflarına ya da başka hobilere daha sonra diyorum. Zaten yetiştiğim ortamı en başında anlatmıştım. O çocukluk ve gençlikte büyüyenlerin hep yapacak bi işleri olduğundan dolayı hobiler için değil çalışmak için yetiştirildiğimi anlıyorum buda bana bir eksiklik yaşatmıyor.

• Gelecek planları

Yapabildikleriniz arttıkça yaptığınız işten daha çok keyif
alır duruma geliyorsunuz. Eskiden hayal bile edemediğim ameliyatsız yüz germe matematik olarak ispatlanarak yapmaya başladığımda istediği oyuncak alınan bir çocuk kadar sevindiğimi hatırlıyorum. Sanırım daha iyisini nasıl yaparım arayışı beni daha da çok araştırıp çalışmaya devam ettirecek. Bu işin ilk kuşak hekimlerinden biri olarak, bir süre sonra akıllı zeka ve robotların işimi benden alacağını düşünüyorum. Sağlık koşullarım el verdiği sürece de zamana meydan okumaya devam edeceğim!

Kaynak: Boss Life Dergi

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here