ÜST DÜZEY YÖNETİCİLER İÇİN SAĞLIK TÜYOLARI

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen

Günümüz dünyasında ve değişen ekonomik süreçlerle, üst düzey yönetici olmak uzun toplantılar, yoğun iş seyahatleri ve tabii ki stres anlamına gelmekte. Ayrıca yaşamlarını bu kadar yoğun bir tempoda devam

ettirdikleri için kendilerine vakit ayırmakta da zorluk çekiyorlar. Peki, bu kadar yoğun bir tempoda, stres altında çalışan sağlıklı üst düzey yöneticileri ne gibi problemler bekliyor? “Sağlığın yöntemi” nasıl olmalı? ABD’de eski bir CEO olan Matt Rose, üst düzey yöneticilerin ömürlerini “köpek yılı” ile hesaplamaları gerektiğini esprili bir dille anlatarak, aslında sağlıklarını ne kadar zor bir duruma soktuklarını da ifade etmiştir.

Üst düzey yöneticilerde olabilecek sağlık problemlerinin en temel nedeni zihinsel stres ve fiziksel yorgunluğun bir arada olmasıdır. Steve Tappin adlı araştırmacı, “CEO’ların Sırları” isimli kitabında tam 200 CEO ile söyleşi yapmış ve CEO’ların sıklıkla hissettiği duyguların kızgınlık, baskı ve hayal kırıklığı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Tabii son yıllarda ditijal dünyanın hızını da hesaba katacak olursak sürekli “online” olma durumu da bu duygu durum değişikliklerini üst seviyeye çıkarıyor. Bu tarz duygular, günün yüzde 80’inden daha fazla hissedildiği zaman böbrek üstü bezlerinin, hızlı yaşlanmaya, kalp krizine ve kanser gibi sağlık problemlerine yol açan kortizol salgılamasına neden olmaktadır. Yine kitaba geri dönecek olursak iş-özel yaşam dengesini kurabilmek, stresi yönetmek için CEO’lara destek ekibi tavsiye ediliyor. Psikolog, kişisel spor eğitmeni ve doktordan oluşan

stres ekiple ancak stresle baş edilebileceği vurgulanıyor. Üst düzey yöneticiler mutlaka psikologdan, kişisel spor eğitmeni ve doktordan oluşan bir destek ekibiyle çalışmalılar. Bunun dışında kendilerine özel kapsamlı bir check-up programından geçmeliler. Özel olması gerekiyor, çünkü kişi sağlık direksiyonunda
kendisi oturmalı, kendisine özel tavsiyeleri dinlemeli ve bunları uygulamalıdır.

Hayatınıza bunları entegre edin!

İyi uyku, hareket ve iyi beslenme tabii ki işin özünü oluşturuyor. Ancak sorun şu ki, bu bilindik tavsiyelerin hayata geçirilmesi konusunda zorluk yaşanıyor. Bu kadar basit kuralları uygulamakta yaşanılan en büyük problem, işi sıkı bir program dahilinde değerlendirmek. Planlama yapılırken, her sabah saat 05.00’de spor yapmak yerine gün içerisinde 5000 adım atmak veya haftanın 3 günü 30 dakika yürüyüş (kişi kendi uygunluk durumuna göre belirleyebilir) yapmak da aynı işlevi yerine getirecektir. Beslenme konusuna gelecek olursak, iş seyahati dolayısıyla yüksek kalorili yemeklerin geç saatte yenilmesi sadece kilo fazlalığına davetiye çıkarmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyonu da tetikler. Ne yapmak lazım? Alışılan kahvaltı saatinden 1.5 saat geç kahvaltı yapmak, akşam yemeğine de 1.5 saat erken oturmak üzere 2 öğün yemek yiyenlerin kilo vermesi ve yağ yakması kolaylaşır.

Sonuç olarak sağlığın sırrı hiç karmaşık formüllerde değil! Sadece şirketi değil, sağlığınızı da kendinize en uygun yöntemlerle yönetebilirsiniz.

Kaynak: Boss Life Dergi