“Sofistike spor otomobilde İngiliz estetiği” Aston Martin

1913 yılında otomobil dünyasına adımını atan Aston Martin, dünyanın en eski ve en prestijli otomobil markalarından biri. Lionel Martin tarafından kurulan ve ilk otomobilini 1914 yılında piyasaya süren şirket çoğu otomobil uzmanına göre söz konusu prestij olunca akla ilk gelen isimlerden.

talyanlar’ın sofistike spor otomobilleriyle yarışabilen sayılı İngiliz markalarından biri Aston Martin… Sadece tasarımı ve performansıyla değil, ruhuyla da fark yaratan bir otomobil. İşte belki de bu ruh sayesinde üretici şirket ne zaman krize girse bir çıkış yolu bulup bir asrı devirmeyi başardı.

Aston Martin’in temellerini 1913 yılında, o zamana kadar Singer adlı bir otomobil fabrikasında birlikte çalışan ve Singer’in ürettiği
otomobillerle

çeşitli yarışlara katılan Robert Bamford ve Lionel Martin atar. İlk otomobillerini Bamford&Martin adı altında

tasarlayan ikilinin macerası Robert Bamford’un henüz kurdukları şirketin ilk otomobillerinden biriyle Aston Clinton Hillclimb yarışında geçirdiği bir kaza sonucu vefat etmesiyle son bulur. Bu trajedinin ardından şirketin ismi Aston Martin olarak değiştirilir.

1914 yılında yeni adıyla otomobil üretimine başlayan şirketin ilk otomobillerini piyasaya sürmesi 1921 yılını buldu. Bu, otomotiv dünyasına yeni adım atmış bir şirket için oldukça yavaş bir başlangıç gibi görünebilir. Böyle düşünenlere o yıllar da tüm Avrupa’nın Birinci Dünya Savaşı ile yerle bir olmanın eşiğinde olduğunu

hatırlatmakta fayda var. Savaşın etkileri o kadar yıkıcıydı ki şirket 1925 yılında kepenk kapattı. Neyse ki bu durum fazla sürmedi ve 1296 yılında Aston Martin, Aston Martin Motors Limited olarak geri döndü.

Bir Savaştan Diğerine…

Diğer birçok otomobil üreticisi gibi 30’lu ve 40’lı yıllar Aston Martin için de oldukça zor geçti. Ancak şirket zor zamanlar geçirse ve birkaç kez el değiştirmek zorunda kasa da, 1937 yılında tam 140 otomobil üretmeyi başardı. Bu, şirketin kurulduğu günden beri ulaşılan en yüksek rakamdı. İkinci Dünya Savaşı yılları da şirket için büyük zorlukları beraberinde getirdi. Buna rağmen 1947

yılında Aston Martin’i satın alan David Brown, markayı bu zor günlerden fazla zarar görmeden çıkarmayı başardı. Bu dönemden sonra Aston Martin’de DB devri başladı. Önce DB, ondan iki yıl sonra da DB2 prototipleri üretildi. DB2 Le Mans’da yarıştı ve 1950’de

seri üretime geçti. Kısa sürede bir efsaneye dönüşen DB2, 1951 yılında Le Mans yarışında ilk üç sıranın tamamını alarak ününü tüm dünyaya duyurdu.

60’Lar Atılım Yılları Oldu

1958 yılında üretimine başlanan DB4, Aston
Martin tarihinin en başarılı yıllarının başlangıcını müjdeliyordu. Süper otomobil, birçok yarış kazandı ve farklı versiyonları üretildi. Bu dönemde, belki de markanın tarihini değiştirecek olan olay yaşandı ve Sean Connery’nin canlandırdığı James Bond, iki filmde Aston Martin DB5’i kullandı.Gümüş renkli
DB5, kısa bir süre
içerisinde bir simgeye
dönüştü.

Bond Bile Krize Engel Olamadı

Bond filmleri bile
Aston Martin’i 1970’li
yıllarda yaşanan
krizden ve yeni
güvenlik kurallarının
etkilerinden
koruyamadı. Markaya
farklı bir boyut
kazandıran David Brown, 1972 yılında Aston Martin’i satmak zorunda kaldı ve şirket 1975 yılında sadece 21 adet otomobil üretebildi.

80’li yıllarda üretilen V8 Volante ve Vantage, markanın bu dönemde ayakta kalmasını sağladı ama yine de şirket kısa süre içerisinde birçok

kez el değiştirdi. 1987 yılında şirketin çoğunluk hissesini satın alan Ford, 1994 yılında Aston Martin’in tek sahibi oldu.

Yeni Milenyum

Ford’un yönetiminde ilk
hamle DB7 oldu. 80’lerin Aston Martin’lerinden ilham alan bu otomobil, Ford işçiliğinin ve Taurus’un izlerini taşıyordu. Aston Martin’de yaşanan hareketlilik rakamlara da yansıdı ve 2001 yılında tam 5 bin adet DB7 üretildi. 2003 yılında, DBR9 ile tekrar yarış pistlerine döneceğini açıklayan şirket, DB9 ve V8 Vantage’ın da tasarımlarında bir takım değişikliklere gitti. 2006 yılına gelindiğinde Aston Martin 93 yıllık tarihi boyunca toplamda tam 30 bin otomobil üretmişti. DBS’in, Daniel Craig’in ilk kez James Bond’u canlandırdığı serinin Casino Royal adlı filminde yer alması, Aston Martin’i tekrar beyaz perdeye taşıdı. Ford, 2007 yılında Aston Martin’i 848 milyon dolara David Richards başkanlığındaki bir konsorsiyuma sattı. Yeni bir döneme giren Aston Martin’in bu tarihten sonra satış rakamları gözle görülür şekilde arttı. Avrupa’da ve Çin’de birçok satış mağazası açıldı ve şirket yaklaşık yüzyıllık tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başladı.

2012 yılında James Bond serisinin son filmi Skyfall’da DB5’in tekrar sahne alması, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği One-77 ve art arda gelen Le Mans zaferleri, 1913 yılında Bamford & Martin olarak kurulan ve bu yıl 100’üncü yılını kutlayan Aston Martin’in kesinlikle doğru yolda olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Boss Life Dergi