Benim Resmimde Kıvrımlar Detayları Oluşturur!

Sizi ve çalışmalarınızı kendi adıma uzun bir süredir takip etmekteyim ancak sizi tanımayan okurlarımız için öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

İlginizden ötürü teşekkür ederek başlamak isterim. Kendimle ilgili olarak bir şeyler söylemek istersem Türkiye şartlarında öncelikle eğitim aldığınız yer önem taşıyor maalesef. Bana göre nerede ne eğitimi almış olursanız olun ilgi ve alakanız ne derecede yüksekse üzerine yoğunlaştığınız şeyde o derece başarılı olursunuz.

Peki sanata olan ilginiz ne zaman ortaya çıktı?
Lise yıllarımdan bu yana sanata ilgim zaten vardı. Ben meslek lisesi mezunuyum ve tasarım teknolojisi bölümü okudum. Doğal olarak o dönemde atölye çalışmalarına başladık. Tabii daha çok bilgisayar destekli tasarım eğitimi gördüğüm için resim alanıyla ciddi anlamda tanışmam Hacettepe Üniversitesi’nde resim bölümüne başlamam ile birlikte gerçekleşti. 

Teknoloji çağında bilgisayar ortamından uzaklaşmayı neden tercih ettiniz? Hele ki bu dönemde ilgi ve alaka dijital ortam üzerinde yoğunlaşmışken?
Ben lise son sınıfta bir reklam ajansında çalıştım. Bilgisayar üzerinde elinizle dokunmadan şekillendirmeden sadece candan yapılmış bir ekrana bakarak bir şeyler üretmeyi biraz yapay bulmaya başladım. Resim yapmak kağıda dokunmak boya kokusunda atölye pisliğinde çalışmak bana daha gerçek geldi. Üniversite tercihimi de bu yüzden sadece resim bölümüne yaptım. Eskiler bilirler Güzel Sanatlara giriş sınavında bölüm tercihlerinde genelde grafik bölümünü kazanamayanlar resim ve ya heykele yönelirlerdi. Benim tek tercihim resimdi.

Anlıyorum. Biraz da çalışmalarınızdan bahsedelim. Kıvrım kıvrım birbirine dolanan saç örgü gibi görüntüler görüyoruz. Tam olarak nedir onlar? (gülüşmeler)


Evet benim de ilk aldığım tepki hep bu şekilde oluyor açıkçası. İnsanlar her şeyin bir şekilde anlamlandırılıp önlerine konulmasını istiyor. Elbette bu kıvrım kıvrım birbirine dolaşmış şeylerin benim için farklı bir anlamı var. Siz de bakıp resmin içine inerseniz sizin için de benimkiyle uzaktan yakından alakası olmayan bir anlam ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bunu garanti ediyorum. Benim resmimde kıvrımlar detayları oluşturur uzaktan bir bütün olarak görürsünüz. Bakmaya devam ederseniz detaylar kendini göstermeye başlar. Daha da fazla zaman geçirdikçe bu resmin başında bam başka şeyler görmeye ve hissetmeye başlarsınız.

Yani bir çeşit baktıkça gelişen ve yaşayan formlar var resmin içinde.
Aynen öyle. Her gün aynı şeyi de görmezsiniz. Bir gün farklı bir şey hissedersiniz başka bir gün farklı. Benim için anlamı burada gizli. Rastgele bir düzen içerisinde yaşıyoruz. Her günümüz bir diğerinden farklı. Sürekli farklı olaylar gelişiyor etrafımızda ve onları kontrol edemiyoruz. Çıkmaza girdiğimiz anlarda ise ya “amaan neyse” diyerek oluruna bırakıyoruz ya da işin kasvetine kapılıp işi tanrıya havale ediyoruz. Bu içinde olduğumuz ruh halleri bizim hayata bakışımızı değiştiriyor. Bu ruha göre farklı görmeye başlıyoruz. Resimde de bu şekilde ruh halimiz ona bakışımızı gördüklerimizi değiştiriyor. Ben bağlantıyı bu şekilde kuruyorum. Rastgele düzende çalışıyorum ve oluruna bırakıyorum. Ruh halim bana ne hissettirmek istiyorsa o an resimde onu hissediyor ve yapıyorum.

Ben de resimlerinize her baktığımda bir önceki hissettiğimden farklı şeyler hissediyorum doğrusu. Çalışmalarınızdaki başarı da bu noktadan kaynaklanıyor olsa gerek.
Böyle düşünmeniz ve hissetmeniz beni sevindirdi. Teşekkür ederim.

Peki çalışmalar ne yoğunlukta ilerliyor. Sürekli atölyede yaşayan sanatçılardan mısınız?
Atölyede yaşamıyorum. Farklı bir işim daha var. Özel bir kurumda görsel sanatlar öğretmeniyim.

Peki bu sanatınızı olumsuz etkiliyor mu?


Kesinlikle etkilemiyor. Daha da iyisi yapacaklarımı biriktirme şansım doğuyor. Dediğim gibi yaşayan bir resim yapıyorum. Duygulara hitap eden yaşantıya hitap eden. Dolayısıyla da benim bir şeyler görmem ve yaşamam gerekiyor. Okulda çocuklarda her gün farklı şeyler yaşıyoruz. Hayal güçleri çok geniş. Onlardan değişik hikayeler dinlemek, yaptıkları resimleri incelemek ve onlarla sohbet etmek beni atölyede yaşamaktan daha iyi bir yere getiriyor. Resim yapmaya başladığımda iste bunlardan etkilenerek bam başka dünyalar açabiliyorum.

Bu yorum gerçekten beklediğimin dışında bir yorum oldu. Sanatçılarla konuştuğumuzda genelde farklı işlerin kendilerini körelttiğinden yakınırlardı.
Ben bunu yakınmaktan ziyade bir avantaj olarak görüyorum. Dediğim gibi çalışma tarzım zaten bunu gerektiriyor. Öğretmenlik yapmadığım zamanlarda da sürekli atölyede kalmazdım. Hayatın içinde oldum her zaman.
Bunca işinizin arasında bana da zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.
Zaman ayırmak ne demek dediğim gibi yaşamın içerisindeyiz hep beraber. Sizinle bu sohbet anını yaşamak benim için de büyük bir keyifti. Ben teşekkür ederim.

Diğer röportajlarımızı okumak için tıklayın!

.