Home Kültür - Sanat Tasarımhane’nin Kurucusu Elif Ergin’in Sandığından!

Tasarımhane’nin Kurucusu Elif Ergin’in Sandığından!

Ankara’da fen lisesinde okurken bir sanat galerisinde  Sn. Mehmet Pelesen’ den desen dersleri almaya başladım. Mimarlık ile ilk tanışmam o yıllardır. Bilkent Üniversitesi iç mimari ve çevre tasarımından 2000 yılında mezun oldum. Görsel düşünme ve görsel anlatım ilişkisine analitik bir yaklaşım olan mimarlık eğitimi ve sonrasında devam eden süreçte fen lisesi eğitiminin önemli katkıları oldu. 

Mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra Sn Şevki Vanlı’ nın yanında çalışma fırsatım oldu. Usta-çırak eğitimi mimari de oldukça önemlidir. İnsanların yaşam tarzlarını şekillendiren butik mekan tasarımlarıyla mimari yolculuğumuza devam ediyoruz. Bugüne kadar yaptığım projeler içinde en beğendiğim proje hep en son tasarladığım proje oldu ta ki yenisini tasarlamaya başlayana kadar.

Ben bir İtalyan hayranıyım rönesans mimarisinin Kuzey Avrupa ülkelerindeki yalın yansımaları konfor ve ihtişamı bütünleştirir.

Tasarıma başlarken işveren çok iyi analiz edilmeli ve hayalleri doğru yansıtacak olan stil ile tasarım kurgusu oluşturulmalı, zaman içerisinde mimarında tasarım dili oluşur ve her tasarımı birbirinden farklı olmasına rağmen imzasını taşır. Bunu tamamen temel tasarım prensipleri ile nasıl flört ettiği belirler.

Tasarım yaşam standartlarını ve estetiği yükselten bir insan ürünüdür. Tasarım ve mimarlık çözüm odaklı olması ve kullanıcı kitlesinin sınırlı ve belirlenmiş olması nedeniyle sanattan farklıdır. Fikirler ortaya döküldükten sonra çözüm odaklı olup olmadığı gözden geçirilmeli, bu aşamada el çizimi ve 3D programlar kullanarak fikirlerin kütle üzerindeki çözümselliği tasarım boyunca denenmeli. Fikirlerin işe yarayıp yaramadığı, tüm tasarım süreci boyunca projenin çözüm ortakları olan diğer profesyoneller ile ortak çalışma içinde sürdürülecek olan süreçte ortaya çıkar ve proje gelişimi tamamlanır. 

Başarılı bir projeyi belirleyen en önemli unsurlar; uzun ömürlü bir proje olması, işlevselliği, seçilen malzemelerin dayanıklılığı, çevreyle uyumu ve tasarım olarak eskimeyecek oluşudur. Mimarın tüm işlerinde bir yenilikçilik olması önemli bir gelişim unsurudur. Mimari standartlar evrilir. Dolayısıyla tasarımcılar sürekli sınırları zorlar.

Elif Ergin

Türkiye’de son zamanlarda bir inşaat patlaması var. Kaliteye baktığınızda binaların çoğu mimarlar tarafından tasarlanmamış, işlevsellikten ve estetikten çok uzak. Dolayısıyla, kısa ömürlü malzemeler kullanılarak yapılmış vbu projeler oluşturulurken tek düşünce rant sağlamak. Bu büyük yanılgının kişilere kazanç sağlaması çok uzun vadeli olmadı. Tabi artık insanlar iyi hizmet almadıklarının farkına vardılar. Bir projeye başlarken tasarıma ve maliyete daha fazla para harcamak binanın değerini çok fazla arttıracak ve projenin diğerlerinden sıyrılıp öne çıkmasına imkan verecektir. Bu durumda standartlar yükselecek ve toplumda da iyileşme sağlayacaktır. 

Tasarımın yüzyılı, yeri, zamanı, kullanıcı kitlesi değişse de temel prensipleri değişmez. Mimarların başarı sağlayabilmesi için mutlaka mimarın önünün açılması ve tam yetki ile çalışması gerekir. Türkiye’de günümüz koşullarında buna çok imkan tanınmadığını ve başarısız olan projelerde bir tasarımcı ekip varsa bile mutlaka yetkilerinin sınırlandırıldığını düşünüyorum. Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinde dikkat edilmesi gereken önemli konu, yeni oluşturulacak olan dokunun da kimlikli olması gerekliliğidir. Proje kapsamında başlangıçta güzel ve nitelikli yapılar yapılmış olmasına rağmen, şu anda gelinen noktada niteliksiz ve tehlikeli yapılar hızla artmakta, rant uğruna bölgelerin nitelikli dokuları tehdit edilmekte. 

Projelerimizi oluştururken bahsettiğimiz tüm bu olumsuzlukların önünü kesmek, yüksek nitelikli, sağlıklı ve kentsel dokuya değer katacak ürünler oluşturmak temel prensibimiz. Projelerimizin tasarım sürecinde tüm bunları göz önünde bulundurarak kalıcı, işlevsel, teknolojik, bilinen yapı işlevlerinden farklı, peyzaj ile bütünleşmiş bir yapı olmasına dikkat ediyoruz. Projelerin tasarım sürecinde yer alan aydınlatma, akustik, iklimlendirme, peyzaj, otomasyon gibi unsurlar çözüm ortaklarımızla düzenli olarak yaptığımız koordinasyon toplantıları ile tasarımın, işlevsellik ve konfor ile bütünleşmesini sağlıyor.

Mimaride ve iç mimaride kalıcılığı sağlayan yüksek kaliteye ulaşmak önemli. Bu nedenle, bizim projelerimizin uygulama maliyeti genele baktığınızda hep yüksek kalır. Ancak bu, yapıların mimari değerini arttırmakta ve topluma hak ettiği konfor ve hizmeti sunmaktadır.  Türkiye’ de mimarlık ve içmimarlık eğitim sürecine bakıldığında esnek olmayan bir eğitim sistemi ile karşılaşıyoruz oysa mimarlık ve güzel sanatlar  eğitimi kişilerin iç dünyalarını yansıtmalarına imkan verecek yenilikçi esnek ve aktif bir sisteme dayandırılmalı.

Sonuç olarak üretmekten ve demekten zevk alacağımız bir meslek seçimi hayattaki en önemli başarılardan biri..

Elif Ergin

Diğer Kültür – Sanat haberlerimizi okumak için tıklayın!


.


NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here