Home Röportaj ERKEK EGEMEN SEKTÖRDE BAŞARILI BİR KADIN

ERKEK EGEMEN SEKTÖRDE BAŞARILI BİR KADIN

Binalara girer çıkarken, her gün kullandığımız kapıların yapımında bir kadın olduğunu biliyor musunuz? Hem de o kadın kurduğu bina giriş geçiş çözümleri markası Metaxdoor ile yurt dışında ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Kimden bahsediyoruz, tabii ki Metaxdoor Yönetim Kurulu Başkanı Tuba Arslan’dan. Evli ve iki çocuk annesi Tuba Arslan, erkek egemen bir sektörde kadınların da söz sahibi olabileceğinin en güzel örneğini temsil ediyor. Ürettiği kapı çözümlerini dünyanın 35 ülkesine göndererek, sadece ülkemizde değil, yurt dışında da tanınan bir marka yaratan Tuba Arslan ile hoş bir sohbet gerçekleştirdik.

• Kendinizden ve Metaxdoor markasından bizlere bi- raz bahsedebilir misiniz?

Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon Bölümünü bitirmemle birlikte yaklaşık 10 yıl boyunca özellikle alüminyum sektörün- de, farklı departmanlarda ve kademelerde çalıştıktan sonra 2002 yılında eşimle beraber Metaxdoor’u kurduk. İlk yerimiz 24 metrekarelik çok küçük bir alandaydı. Ben, 1993 yılından beri yapı sektörünün içerisindeyim. Alüminyum giydirme

üzerine çeşitli firmalarda çalıştım. Son firmamda projelerde, şantiyelerde danışmanlık yaptım. Haliyle alüminyum bilgim yeterli seviyedeydi. Eşim, otomasyonla ilgili sorumluluk aldı. Yani, iş bölümü yaptık. Kapı sektörünü çok iyi biliyorduk. Biz- ler geliştirmeyi, değişimi seven insanlarız. Niş bir sektörün içinde yer alıyor olmak ve sektörde yabancı firmaların aktif rol oynaması ikimize de heyecan verdi. Markayı belirledik, mar- kalaşma çalışmalarına önem verdik. Döner kapı, kayar kapı alanlarında kendimizi geliştirdik. Başlangıçta Rusya, Irak gibi

ülkelerle çalıştık. Fuarlara katıldık. Avrupa’dan talepler gelmeye başladı. Aynı kaliteyi daha uygun fiyatla üretmeye başlayınca fir- mamıza olan ilgi daha da çoğaldı. 2010 yılında TÜV belgesine baş- vurduk. 2012 yılında belgeyi almaya hak kazandık. Yaklaşık 2 yıllık bir uğraş sonucu Almanya’dan TÜV belgemizi alarak, hem ürün kalitemizi hem de ürünlerimizin güvenlik noktasında Avrupa’da kullanılabilir olduğunu ispatlamış olduk. Avrupa’da satılabilir, ka- lite onaylı marka standardına ulaşmıştık. Şu an 2000 metrekarelik bir alanda 40 kişi ile üretim, montaj, servis ve satış hizmeti veriyo- ruz. Ürünlerimizin yaklaşık yüzde 40’ını ihraç etmekteyiz. İhracat yaptığımız ülkelerin bazıları; İngiltere, İrlanda, Fransa, Romanya, Slovakya, Yunanistan, Sırbistan, Rusya, Irak, Libya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Zambia, Mariutus Adası, Lübnan, Ku- veyt, Birleşik Arap Emirlikleri’dir.

• Bugüne kadar hangi pozisyonlarda çalıştınız?

Mezun olduğum bölüm dolayısıyla çalışma hayatıma, ilk önce res- torasyon ve dekorasyon alanında başladım. Daha sonra o zamanlar inşaat sektöründe yeni olan alüminyum konstrüksiyon ve giydirme cephe alanlarında çalışmaya devam ettim ve bu alanda da mesleği- mi ilerletmeye karar verdim. Sektörün öncü ve lider firmalarının proje departmanlarında bir dönem görev aldıktan sonra gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında şantiyelerde çalıştım. Son olarak da sistem üretimi yapan bir firmada teknik danışman olarak uzun süre görev aldım. Burada bilgi ve birikimimi uygulamacı firmalarla pay- laşıp, imalat ve montaj aşamalarında danışmanlık yaptım. Mesleğin tüm gerekliliklerini yerine getirdim, tüm kademelerde çalıştım. Bir anlamda “Mesleğin tozunu yuttum” diyebilirim.

• Erkek egemen bir sektörde kadın çalışan olarak görüşle- rinizi alabilir miyiz?

Türkiye’de kadınların işgücüne katılımının, erkeklere oranla her zaman geride kaldığı bir gerçektir. Sosyal hayatta kadının konumu- nun, iş hayatına katılım ile doğru orantıda geliştiği inancındayım. Aslında ben iş hayatında kadın ya da erkek ayrımı hiçbir zaman kurmadım. İş hayatın da her zaman birey olarak var olmaya çalışı- yorum. Sektör hangi durumda olursa olsun, çalışanın ve mücadele edenin her zaman kazandığı görüşündeyim.

• Başarı için şansa mı inanır mısınız? Yoksa çok mu çalış- mak gerekiyor?

Aslında ikisinin de tek başına başarıyı getireceğine inanmıyorum. Bana kalırsa, ne şans ne de çalışmak. Öncelikli olan inanç! İnancı- nızı yüksek tutar ve hedefinize koyduğunuz şeye ulaşmak için ive- dilikle hareket ederseniz, başarı kendiliğinden gelecektir.

• Şu an bulunduğunuz konuma gelmek için ne gibi zorluk- larla karşılaştınız?

Bizler iş hayatına teknolojinin çok yoğun kullanılmadığı, daha fazla araştırma, daha fazla özveri gerekliliği olan bir dönemde atıldık. Bu yüzden benimle aynı dönemde iş hayatına atılan birçok iş insanı gibi ben de daha uzun süreler çalışmak durumunda kaldım. Her şeyi daha fazla kontrol ettim, çalışmak konusunda zaman mevhu- munu unuttum. Ama her işin bütün kademelerini dokunarak ve yaşayarak öğrendim. İyi ki de o zaman “teknoloji” bu kadar çok hayatımızda değilmiş. Tabii bu çok çalışmanın gerektiği öğrenme sürecinde erkek egemen bir sektörde kadın olarak ayakta durma- nın mücadelesini de çok verdim. Otorite kurmak, yönetmek en çok

zorlandığım konular oldu. Tuba Arslan adını sektörde duyurmak, bu sektörün erkeklerin tekelinde olmadığını ispatlamak için uzun ve zorlu mücadeleler geçti. Özellikle şantiyelerde çalıştığım zaman- lar, hayatımın en zorlu dönemlerini temsil ediyor.

• Bu zorlukların üstesinden nasıl geldiniz?

Her zaman dik durdum. Kendime olan güvenim, başarmaya olan inancım, her günün yeni bir gün olduğu ve yeni yaşanacak şeylere gebe olduğu bilincim, yaşadıklarımdan edindiğim tecrübeler, zor gibi görünen birçok konuda bana yol gösterdi.

• Kendi işinizi kuracağınızı hayal ediyor muydunuz?

Belki bu soruya uzun uzadıya cevaplar verilebilirdi ama ben size çok kısa ve net cevap vermek istiyorum: Evet, her zaman.

• Kendi işini kurmak isteyen kadınlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

İnanmak, her işin başıdır. Öncelikle kendilerine ve projelerine inansınlar. Benim onlara tavsiyem, kendi işini kurma inançlarını devam ettirmeleri, zorluklar karşısında pes etmemeleri, çok çalış- maları, inançlarını ve arzularını ilk günkü gibi taze tutmalarıdır. Bir de kendilerinden önce aynı yoldan geçen insanların tecrübe- lerinden mutlaka faydalansınlar. Önce kafalarındaki engelleri kal- dırsınlar ki toplumun dayatmalarını kolayca aşabilsinler. Türkiye’de bazı sektörler için konuşulan “erkek egemen sektör” lafını dağarcı- ğımızdan çıkarmamız gerekiyor. Çünkü bu dağarcığı erkekler de- ğil, kadınlar da yaratıyor. Türkiye ekonomisinin kalkınması için biz kadınların da her sektörde var olması gerekiyor.

• Aile hayatınız ile iş arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsu- nuz?

Metaxdoor’u eşimle birlikte kurdum. Her gün işe birlikte gidip ge- liyoruz. O daha çok firmamızın yurt dışında ayağından sorumlu. Bir kızım, bir de oğlum var. Biri ilköğretimde, diğeri lisede okuyor. İş ile özel hayat dengesi konusunda, öncelikle bizim evimiz işimize çok yakın. Bu da bizi her gün yolda kaybedeceğimiz zaman dili- minden ciddi şekilde koruyor. En geç yarım saat içerisinde evde olabiliyoruz. Böylece eşim ile bana, çocuklarımızla vakit geçirmek için daha fazla vakit kalmış oluyor. Ayrıca ne kadar yoğun olursam, olsun çocuklarıma, arkadaşlarıma mutlaka vakit ayırıyorum. Her gün mutlaka yürüyüşe çıkıyorum. Hafta sonları ise ailece dışarıda vakit geçirmekten büyük keyif alıyoruz.

Kaynak: Boss Life Dergi

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here